Penceremden 1

Japonca serüvenim

1_A Uzun bir Yolda İlk Adımlar

Japon kültürü şiddetini giderek artırarak hayatıma girmekte. Yaklaşık 15 yıldır go oyunu, 5 yıldır da aikido hayatımda önemli bir yer kaplamakta. Ancak bütün bunlar 2010 yılında gerçekleşenler yanında ufak bir ayrıntı olarak kaldı. 2010 yılında Yukari ile tanışmasam muhtemelen Japoncanın büyülü dünyasına doğru yolculuğum hiç başlamayacaktı. Yukari yani eşim İzmir’e geldiğinde aslında çok iyi derecede Türkçe biliyordu. Japonca öğrenmek isteyen çoğu kişi ana dili Japonca olan biri ile aynı evde yaşamak fazlasıyla iyi bir durumdur. Ama bence bu o kadar da doğru değil. En azından benim durumumda öyle olmadı.

Yukari Türkiye’deyken bir Japon ile konuşmadığı sürece hep Türkçe konuşmayı tercih etti. Komşum Totoro filmi izlemek için ilk defa Kardiçalı Hanı’na geldiğimizde JİKAD ile tanışmış olduk. Daha sonra gittiğimiz bir JİKAD kahvaltısında oldukça eğlendik. Hem de İzmir’deki Japonlar ve Japon kültürü ile ilgilenen insanlar ile tanışmış olduk. JİKAD özellikle bu tarz etkinliklerde müthiş kaynaştırıcı bir rol üstleniyor. Bütün bunlar bende Japonca konusunda bir merak oluşturmaya başlamıştı.

1_BÇok Şanslıyım

Diğer bir şansım da Yukari sayesinde tanıdığım Japonca öğretmenleri oldu. Daha “konniçiva , hacimemaşite” gibi selamlaşmaya ilişkin bir iki kelime öğrenmişken Japon Vakfı öğretmenlerinden Yoshiko ile karşılaştık. Kendisine Japonca öğrenmek için ne yapmam gerektiğini sorduğumda “en temel konu sevmek” demişti. Belki bu öğrenilmek istenen her şey için geçerli bir söz ama özellikle Japonca için bu daha da somutlaşıyor.

Kendime Hiragana ve Katakana tabloları çıkarttım. Evin her köşesine Yukari çeşitli nesnelerin Japoncasını yazdı. Örneğin havlu, elektrik düğmesi gibi. Yoshiko facebook’ta Japonca öğrenenler için bir site paylaşmıştı. “Erin” sitesine de bakmaya başladım. Bu sitedeki ses dosyalarını telefonuma indirdim ve işe gidip gelirken dinlemeye başladım.

Bu arada madem bu kadar Japoncayı sevdin neden bir Japonca kursuna katılmadın diye sorabilirsiniz. Evet, bunu ben de gerçekten çok isterdim ama havalimanında vardiyalı olarak çalışıyor olmaktan dolayı bu gerçekleşmedi. Vardiyalı çalışma, özellikle haftanın belli günleri yapılan derslerin sadece yarısına katılabilmeyi göze almak demekti. Bu yüzden daha çok internet üzerinden ilerliyordum. Umarım ileride bir JİKAD Japonca kursuna katılmak da mümkün.

1_CEn Büyük Motivasyon

Japonca konusunda en büyük motivasyon 2 hafta süreyle özellikle Kansai bölgesini içeren gezi oldu. Bu gezinin temel amacı el öpmeydi. Bu geziden sonra Japonca konusunda daha düzenli çalışmaya karar vermiştim. Her gün “Erin” sitesine giriyordum hem dersleri hem de oyunları yapıyor işe gidip gelirken ses dosyalarını tekrar tekrar dinliyordum. Kasım 2011’de Japonya’dan dönmüştük 2012 Aralık için hedefim N5 sınavından geçer not alabilmekti. Her ne kadar N5 için ilk deneme sonuç vermemiş olsa da 2014 Aralık ayında sınava tekrar girmeyi düşünüyorum.

Bu arada başka sitelere de bakıyorum. Bu yazının kapsamında beni geliştirdiğine inandığım Japonca sitelerini anlatmaya çalışacağım. Bu siteler içinde Erin özellikle önemli bir yere sahip. Bu site içerisindeki Nihongo Quest ise özellikle çok anlamlı.

Bookmark the permalink.

Comments are closed